Başlangıç Sayfası Yap

Sık kullanılanlara ekle

 

İznik'e Hoş Geldiniz

   

İznik'te Güncel... İznik Panayırı 5-10 Ekim 2009

İZNİK’TE FESTİVAL COŞKUSU

    Beş gün süreyle ilçemizin ekonomik ve sosyal yaşamına damgasını vuracak olan bu etkinlik için “Panayırların eski tadı ve işlevi kalmadı !...” diyenler olsa da; bizim yaştakiler için çocukluk ve gençlik dönemlerinin en önemli olaylarından biri olduğu inkar edilemez bir gerçektir.
Türkçe sözlükte panayır: Senede bir iki kez, belirli günlerde ve belirli sürelerde kurulan sergi niteliği taşıyan büyük Pazar, olarak tanımlanıyor.
İznik panayırlarının tarihi gelişimine bakarsak ;İznik’in en eski esnaflarından 84 yaşındaki nalbant Ali Taga:
“İyi hatırlıyorum, İznik’te ilk panayır, 1935 yılında Lefkekapı dışında hayvan pazarları olarak kurulmaya başlandı…” demektedir.
Önceleri üç gün olarak başlayan İznik Panayırı, gördüğü yoğun ilgi nedeniyle, 1951 yılından itibaren beş güne çıkarıldı.
İznik’te tüm ekonomik ve sosyal ilişkilerin panayırlara göre ayarlandığı; “panayırdan önce, panayırdan sonra” diye tarihlendiği günler çok uzak değildir. Beş gün boyunca çevre ilçeler, kasabalar, köyler İznik’e akar, İznik; en canlı, en heyecanlı günlerini yaşardı…
Ünlü İznik hanları; Cambazlar Hanı, Arif Ağa Hanı, Babacan hanı dolar boşalırdı…
Çevre köylerden öküz, manda ve at arabalarıyla gelenler ise yatak döşek birlikte gelir; yer darlığı nedeniyle , panayır süresince bağ aralarında , kale diplerinde gecelerlerdi.
  İznik panayırlarına katılımı arttırmak, ilgiyi ve coşkuyu sıcak tutmak için panayırdan bir gün öncesi, dönemin en ünlü pehlivanları İznik’e davet edilerek “Pehlivan Güreşleri” düzenlenirdi… 90’ına merdiven dayamış yaşına rağmen dimdik bedeni, pırıl pırıl zekası ile bakınız Ali Taga neler anlatıyor:
“Tekirdağlı Hüseyin Pehlivanla Mülayim Pehlivan’ın güreşleri kıran kırana geçerdi. İrfan Atan, Adil Atan kardeşlerin çıkardığı güreşleri nasıl unuturum..” derken heyecan dolu kara gözlerinde parlayan ışıltılara iki damla gözyaşı eşlik ediyordu…
Uzun yıllar İznik panayırları, bölgemizde haklı bir ün kazanmıştı. Hatta İkinci Dünya Savaşı’nın acıları ve sıkıntıları içinde bile hiç aksamadan süregelmişti…
Unutmamak gerekir ki; “İznik Panayırları tescilli panayırlardandır. 50’li yıllarda ülkemizde beşinci sıraya kadar yükselmiştir…”
Gelelim günümüze;
Ülkemizdeki ulaşım koşullarının iyileşmesi, İznik esnafının güçlenmesi günümüzde İznik panayırlarını tartışılır duruma getirmiştir.Görüştüğümüz birçok İznikli, “Panayırlar devam etmelidir…” derken; panayırların eski özelliğini yitirdiğini, hatta istenmeyen sıkıntıların yaşandığını ve kaldırılması gerektiğini ileri sürenler de var.
Peki bu güzel geleneğimizi sürdürelim mi sürdürmeyelim mi?...
Kesin bir karara varılmadan önce, konu her düzeyde tartışılmalıdır…
Ben, İznik panayırlarının sürdürülmesinden yanayım ama; eskiyi bozmadan, yozlaştırmadan; değişen ve gelişen koşullara, gereksinimlere uygun olarak…

Makale: Recep Bozkurt

 

 

 

  
 

Copyright © İznik Dizayn  - 2010                     Bu Site   İyad   Kurucu Üyesidir